Daha giderken biliyorum yerime başkası gelir Eğer yolda karşılaşırsak sevgilim yüzünü çevir Son öpüşün yine canımı yakıyor Aşk benim ruhumdan hiç anlamıyor!
Birbirimize dokunmalarımız korkak kelebeklerdir, dokununca renkleri yıkılan... Çünkü küskünçocuklar inanmazlar Ki inanmakküskün bir çocuğun en büyük kan kaybıdır.
SUSARIM içimde bir yangın başlar. Dokunsam arta kalan sen, kül olan ben .. Taş duvarlar yanmaz bilirim. Büyük yangınların isini giyinirler.
[ama nafile.. hiçbir kalem ve hiçbir ben, sonraki sayfada aynı sen’i bulamıyoruz. uzaklar hep uzak kalıyor sevdaya... sen yine de artık sesime düşme]
Her gece gözlerimden hatıralar çalınmış. Bir denizci ağ atmış yalçınlaşmış düşlerime... DÜŞMÜŞüM. Bir ses... giden gitmiştir demiş... SUSMUŞUM **** Bir baharın bedeliydi bu...
Alıp başını gitmek istersin. Bilmediğin, bilinmediğin, Çözmediğin, çözülmediğin bir denkleme. Biraz ürkek düşünürsün. Biraz kekeme....
' Üstüme gelme hayat! Bundan sana ne...? ! '
Kekemeliğin korkularındandır. Giderken bile; gidene değil de Geride kalana aklın takılır. Bir yanına yatarsın ' git.. ' der bir yanın ' kalmalısın... ' Geceleri hep uykusuz kalırsın... Ayağına pranga olur tüm düşündüklerin. Gitmeden daha Sen; gider gider gelirsin...
' Üstüme gelme hayat.... beni bilirsin....' Kaldığın bu yerde Harcadığın yılların gelir aklına Bir bir sayarsın, Toplarsın, çarparsın, Böler, çıkarırsın. Bakkal defteri kadar kalın Bakkal defteri kadar karmaşa... Farkedersin i hayatı Arka sokaklarda dolanarak yaşarsın. Kabarmış hesabından kaçarsın.
Üstüme gelme hayat...! Daha neyi alacaksın..? ! ' Hep sevmişsindir aslında. Hep ama hep sevmişsindir. Birini sevmişsindir sonra. Sonra birini daha... Birini daha... Daha....! ? Her gelip geçen gemiye aşık olmuşsundur Gemiler gitmiş Sen yorulmuşsundur. ' Üstüme gelme hayat....! Gemi olmuşmusundur..? '
Kocaman bir mahalleden Daracık bir sokağa. Sokaktan ufacık bir eve Evden odaya.... kurtulmak ister gibi kapatmışsındır kalabalıklara kendini. Gitgide yanlız kalmışsındır. Yalın yaşanan gecelerde Gitmekle kalmak arasında dolanırken Beynine bir silah gibi dayamışsındır korkularını. Yalnız...Korkak...Kekeme....
adam; intihara meyilli düşüncelerim var mendil arasında gizli / bilinmedik gözyaşımı sen yapıp sakladığım hatta isyanlarım tırnak yedirtircesine yüreğimde biriken hınçlarım var haykırmak için ölesiye
kadın; adresi sen olan düşlerim var sandığımda aşk yapıp sakladığım hayallerim var bize ait öyle ki isyan ettirir delice dağarcığımda biriken imkânsızlıklar sana ulaşmak için biz olmak için var olmak için belki de
adam; hey yar bu zulüm nedendir seven kalbime oysa sevdamı ısmarladım birkaç ümit önce gelirsin belki bir umut bir sıcaklık veririsin katlanırken hayatın acımasızlığına diye
kadın; ah yar! bana hiç yer yok muydu şu kısacık ömründe döküyorsun kelimeleri önüme ama ulaşmıyor hayallerimi ısmarladım sana yetmedi ben gözlerine değemedim sana yetişemedim
adam; (güya) seninle katlanırken sensizliğe ömrümün her safhasındayken cümlelerim sana aşina umman oldu sensizlik boğuldu açıklarda boğazımda düğümlendin gel diyemediğim de oysa hasrettim sımsıcak gülümsemene
kadın; ey kalbe haramım adamım insanım akla ziyanım bir mendil hazırla şimdi bana bir de seni ver yürek arası gözyaşlarıma vaveyla dökerim denizler aşırı vakit var mı / vakit dar mı yaşayacaklarımıza
adam; ağlayan bendim başı önde ağladığım biz gözler imkânsızlıktaydı yandım alevler arasında oysa sevdikten sonra bendim ağlayan düştüğümde dağıldım paramparça avare şafakları bekledi kirpiklerim üşüdüm güz misali sevdanda
kadın; kıyan sendin acımasızca kalbim önünde sevdamız yangın yeri acı benim şuramdaydı şimdi başucumda aşkı çiğneyen de sendin senin olduktan sonra kalp yarası oldum kanadım gündoğumlarını beklerken gözlerim hiç bitmedim bitirmedim bizi oysa adam;
ah yar! bana ne kaldı sanıyorsun ki senden sonra sadece düşman geceler ah bir de sana nöbette gözler yanmışım buruk bir sevdanın hatırına anlamsızım yokluğunda yapayalnızım unutulduğum sokaklarda dolaşırken ayaklarım birbirine kapanmıştır kapılar biz mi biz hala imkânsız sevdalarda NOT: Kadındı / Adamdı / İnsandı / Sevdaydı... Yüklediğimiz anlamlar hep bu kadardı. Kavuşmak imkânsızdı. Gerçek sevgi var mıydı? Kim haklıydı? İsyan insanlığa ulaştı mı? Yoksa yine mi yarım kaldı ( k) !
Sevdasına Yandığım Hayat Kaderin amansız oluşu degilidir sorun; çünkü insan birseyi inatla isterse onu elde eder. (Allah dilemedikce olmaz) Korkunç olan istedigimiz şeyi elde ettikten sonra ondan bıkmamızdır. O zaman şuçu kaderde degil, kendi istegimizde bulmalıyız. Yaşamı anlamaya başladığın andır durabilmek ayak üstünde... Sorun bu zaten ... Başkasıyla olmak, başkasının olmak degil. Kendi başına başkasıyla, başkasıyla kendin olmak.
Mürekkebi yeni kurumuş yazı misali, Sararmış yapraklar arasında titreyen dal. Göz alıcı şehrin ışıkları arasında yitirilmiş, Islak, bitkin ve yorgun adımlar eşliğinde, Mutluluğu boş kadehlerde arayan berduş musun? Yanıtlanması zor bir sual mi yoksa,
Cevabı yüreklerde saklı anahtar mısın hayat! Zamanı geriye sarmak mümkün mü? Tekrardan aynı nefesi almak, aynı mekânda, Saadetin kollarında dirilmek var mı alın yazında? Neden susuyorsun? Konuşsana! Kendi kendine ağır mı geldin yoksa?